Medya Okuryazarlığı

tubanelob tarafından yazıldı. Aktif . Yayınlanma Medya Okuryazarlığı (Seçmeli)

Kullanıcı Oyu: 3 / 5

Yıldız etkinYıldız etkinYıldız etkinYıldız etkin değilYıldız etkin değil
 

TÜRK MİLLÎ EĞİTİMİNİN AMAÇLARI 

1739 sayılı Millî Eğitim Temel Kanunu’na göre Türk millî eğitiminin genel amaçları   

Madde 2. Türk millî eğitiminin genel amacı, Türk milletinin bütün fertlerini;

1. Atatürk inkılâp ve ilkelerine ve Anayasada ifadesini bulan Atatürk milliyetçiliğine bağlı; 

Türk milletinin millî, ahlâkî, insanî, manevî ve kültürel değerlerini benimseyen, koruyan ve

geliştiren; ailesini, vatanını, milletini seven ve daima yüceltmeye çalışan; insan haklarına ve 

Anayasa’nın başlangıcındaki temel ilkelere dayanan demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk devleti 

olan Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı görev ve sorumluluklarını bilen ve  bunları davranış hâline 

getirmiş yurttaşlar olarak yetiştirmek, 

2. Beden, zihin, ahlâk, ruh ve duygu bakımından dengeli ve sağlıklı şekilde gelişmiş bir 

kişiliğe ve karaktere, hür ve bilimsel düşünme gücüne, geniş bir dünya görüşüne sahip;  insan

haklarına saygılı; kişilik ve teşebbüse değer veren, topluma karşı sorumluluk duyan; yapıcı, 

yaratıcı ve verimli kişiler olarak yetiştirmek, 

3. İlgi, istidat ve kabiliyetlerini geliştirerek gerekli bilgi, beceri, davranış ve birlikte iş

görme alışkanlığı kazandırmak suretiyle hayata hazırlamak ve onların, kendilerini mutlu kılacak ve 

toplumun mutluluğuna katkıda bulunacak bir meslek sahibi olmalarını sağlamak; 

Böylece, bir yandan Türk vatandaşlarının ve Türk toplumunun refah ve  mutluluğunu 

artırmak; öte yandan millî birlik ve bütünlük  içinde iktisadî, sosyal ve kültürel kalkınmayı

desteklemek ve hızlandırmak ve nihayet Türk milletini çağdaş uygarlığın yapıcı, yaratıcı, seçkin 

bir ortağı yapmaktır. 

4GİRİŞ

 MEDYA OKURYAZARLIĞI DERSİ NEDEN GEREKLİDİR? 

20. yüzyılda başlayan ve hâlen devam etmekte olan bilim ve teknolojideki hızlı gelişme, her

alanda olduğu gibi iletişim alanında da etkili  olmuş ve bilim adamlarının geçtiğimiz yüzyılı

“enformasyon çağı” olarak tanımlamalarına yol açmıştır. 

  

 Kitle  iletişim araçlarının gelişimine paralel olarak iletişim kanallarının çeşitliliğinin

artması, bir yandan içerik doldurma sorununu beraberinde getirirken, diğer taraftan bu “bilgi” ve 

“enformasyon” bolluğunda “doğru bilgi”ye nasıl ulaşılabileceğine ilişkin sorunsalı da ortaya

çıkarmıştır. 

  

İletişim kanallarındaki niceliksel  artışın, aynı oranda niteliğe yansımaması, yukarıda

tanımlanan sorunu tetikleyen önemli unsurlardan biri olarak görülmektedir. Elektronik medyanın 

teknolojiden aldığı destekle kullanıma sunduğu kanalların çeşitliliği, çocuklardan  yetişkinlere 

kadar her kesimi kendine çeken bir cazibe  merkezi oluşturmaktadır. Bu yoğun enformasyon 

altında, özellikle çocuklar, sunulan malzemeyi seçme  şansı olmadan ve bilinçsizce  doğrudan 

almakta ve o oranda da etkilenmektedirler. Kitle iletişim araçlarının kolay ulaşılabilirliği, bireyden

topluma kadar her alanda etkili olabilen çeşitli yayınların evimizin içine  kadar gelerek, sadece 

yetişkinlerin değil, çocukların da etkiye açık birer alıcı durumuna düşmelerine neden olmaktadır. 

Bugün tartışmasız en etkili kitle iletişim aracı olan televizyonun, kişilerin sosyal  yaşamlarının 

neredeyse “olmazsa olmaz”ı hâline geldiği de çok açıktır. Ülkemizde 90’lı  yıllardan bu yana özel 

televizyon yayıncılığına geçiş ve televizyon programlarındaki görece çeşitlilik, ülkemiz insanının 

ekrana daha bağımlı hâle gelmesine yol açmıştır. 

  

 Yapılan bilimsel araştırmalarda, Türkiye’deki televizyon izlenme oranının günde ortalama 

4–5 saat olduğu görülmektedir. Bir kişi yılın %19’unu televizyon izleyerek geçirmektedir. Kişinin

yılın %33’ünü uyuyarak, %33’ünü çalışarak,  %14’ünü de bu etkinliklerin dışında kalan 

etkinliklerle geçirdiği göz önüne alındığında bu oranın oldukça büyük olduğu ortaya çıkmaktadır. 

  

 Çeşitli uluslararası araştırma ve  istatistikler de çocuklar da dâhil olmak üzere televizyon 

izlemenin, büyük bir zaman değerlendirme ya da başka bir deyişle zamanı tüketme olgusu olarak 

gözüktüğüne parmak basmaktadır. Bir  boş zaman aktivitesi olarak görülen televizyon izleme

süreleri, yapılan uluslararası istatistiklerde ortalama olarak günlük 2–4 saat olarak görülmektedir.

Bu da tüm hayati aktivitelerden arta kalan zamanın televizyon karşısında tüketilmesi anlamına 

gelmektedir. 

  

 Çocukların televizyon karşısında etkiye en açık, en hassas grubu oluşturduğu bir gerçektir.

Çocuklar için, televizyon mesajlarına bu kadar açık olmanın diğer büyük bir tehlikesi de gerçeklik 

ile kurguyu ayırt edecek bir  yaşta ve donanımda olmadıklarından dolayı, gördükleri her  şeyi 

gerçeklik olarak algılayıp olabilirliğine inanmalarıdır. Bilimsel araştırmaların düzenli olarak 2–2,5

yaşında televizyon izlemeye başladıklarını ifade ettikleri çocuklar için, bunun ne kadar vahim bir

durum olduğu da ortadadır. Yapılan bazı araştırmalar ülkemizde çocukların televizyon izleme

konusunda oldukça özgür olduklarını ortaya koymaktadır. 6–17 yaşları arasındaki çocuk ve gençler

günde ortalama 3–4 saat televizyon izlemektedirler. Yine aynı yaş grubundaki çocuk ve gençlerin 

okul dışındaki birinci etkinliği televizyon izlemektir. Çocukların yılda yaklaşık olarak 900 saatini 

okulda, 1500 saatini ise ekran karşısında geçirdiği düşünüldüğünde durumun ciddiyeti daha da 

belirginleşmektedir. Ülkemizdeki çocukların %82’si televizyon izleme, istediği programı seçme ve

istediği kadar ekran başında kalma kararlarını kendilerinin verdiğini söylemektedirler. Başka bir

5ifade ile söylersek televizyonun yoğun etkisinin en hassas alıcısı durumundaki çocukların maalesef 

%82’lik gibi büyük bir kısmı bu etkinliği, zamanını ve süresini kendileri tayin etmektedirler. 

  

Bütün bu araştırmalar ve bunlar üzerinde yapılan değerlendirmeler; görsel, işitsel ve yazılı

medya karşısında savunmasız bir alıcı durumunda bulunan çocukların, ilköğretimden başlayarak 

medya karşısında bilinçlendirilmelerinin gerekliliğini ortaya koymaktadır. Böylelikle öğrenci;

medya karşısında pasif bir alıcı olmak yerine, medyayı okuyabilecek, medyanın dilini çözebilecek

bilinç düzeyine ulaşarak iletişim olgusunda aktif bir birey olarak yer alabilecektir. Batı’da son 30 

yıldır ilkokullar için Medya Okuryazarlığı dersinin zorunlu olup olmaması gerektiği tartışılmış ve 

tartışılmaktadır. Bu ülkelerin bazılarında tıpkı Matematik, Fen Bilgisi ya da Dil Bilgisi gibi Medya 

Okuryazarlığı dersi de diğer dersler arasında yerini almıştır. Ancak Kanada’da olduğu gibi bazı

ülkelerde ise medya okuryazarlığına ilişkin konular başka derslerin (Sanat, Edebiyat, Vatandaşlık 

Bilgisi vb.) içerisinde verilmektedir. 

  

 Televizyon  karşısında en hassas ve etkiye en açık grubu oluşturan çocukların ekranda 

izlediklerini, “gerçeklik” ve  “kurgu” bakımında ayırt etme becerisini de  kazanacakları Medya

Okuryazarlığı dersinde,  medyanın olayları ve olguları nasıl ve neden belli yönleriyle yansıttığı

çocuklara anlatılacak ve  insanımız ilköğretim çağından başlayarak medyaya eleştirel bakabilen, 

bilinçli alıcılar olarak yetiştirilecektir.  

Bireyler, var olan gerçeklik ile medyada sunulan gerçeklik arasındaki farkı ne kadar erken

yaşta öğrenip idrak etmeye başlarlarsa, medyanın üzerlerindeki olumsuz etkilerini de o ölçüde aza

indireceklerdir. Medya Okuryazarlığı dersinde öğrencilerin bazı medya yayınlarının sunduğu 

enformasyonun sübjektif, dikkatlice seçilmiş, belli bir bakış açısına göre kurgulanmış ve birtakım 

etkilerle oluşturulmuş bir yeniden üretim olduğunu kavramaları sağlanacaktır. Ayrıca medya

kuruluşlarının birer ticari aygıt olarak insanların üzerinde reklamlar, filmler,  müzikler vb.

aracılığıyla nasıl bir tüketim iştahı oluşturma işlevi üstlendikleri de vurgulanmaktadır.  

 PROGRAMIN TEMEL YAKLAŞIMI

Bilgi, insanlık tarihinin  her döneminde önemli olmakla beraber, iletişim olanaklarının 

küçülttüğü dünyamızda  en önemli etken durumuna gelmiştir. Çağımızda tartışılmaz üstünlük

“bilgiyi üreten” ve “bilgiyi kullanan”larındır. Bilginin kazanılmasında, kullanılmasında ve 

donanımlı insan gücünün yetiştirilmesinde de en önemli görev eğitim sistemimize düşmektedir.

Kalkınma planları ve millî eğitim şûralarında sıklıkla öğretim programlarının, öğrencilerin 

bilgiye ulaşma yollarını  öğrenmelerine, sorun çözme ve karar verme becerilerini geliştirmelerine

olanak sağlayacak şekilde yeniden düzenlenmesine ihtiyaç olduğu dile getirilmektedir. Tüm bu

ihtiyaçlar doğrultusunda dünyada yaşanan gelişmelere paralel olarak öğretim programlarında yeni

yaklaşımlar dikkat çeker duruma gelmiştir. Bu nedenle Medya  Okuryazarlığı Dersi Öğretim 

Programı bilginin taşıdığı değeri ve  bireyin  var  olan deneyimlerini dikkate alan bir yaklaşımla

hazırlanmıştır. Böylelikle etkinlik merkezli, bilgi ve beceriyi dengeleyen, öğrencinin kendi

yaşantısını ve bireysel farklılıklarını dikkate alan, çevresiyle etkileşimine olanak sağlayan yeni bir 

anlayış yaşama geçirilmeye çalışılmıştır. 

 Bu anlayış doğrultusunda Medya Okuryazarlığı Dersi Öğretim Programı; 

1. Bilgi, beceri ve değerlerin gelişmesini sağlayarak öğrenmeyi öğrenmenin 

gerçekleşmesini ön planda tutar. 

2. Öğrencileri gözlem, araştırma yapmaya  ve çevresine yapıcı eleştirel gözle bakmaya 

özendirir. 

3. Öğrencilerin fiziksel ve duygusal açıdan sağlıklı ve mutlu bireyler olarak yetişmesini 

amaçlar. 

64. Öğrencilerin ruhsal, ahlaki, sosyal ve kültürel yönlerden gelişmesini hedefler. 

5. Öğrencilerin öğrenme sürecinde deneyimlerini  kullanmasına ve çevreyle etkileşim

kurmasına olanak sağlar. 

6. Her öğrenciye ulaşabilmek için çoklu zeka kuramını, öğrenme-öğretme yöntem ve 

tekniklerindeki çeşitliliği dikkate alır. 

7. Oluşturulacak öğrenci çalışma dosyalarına bakılarak öğrenme ve öğretme süreçlerinin 

akışı içerisinde değerlendirmeye olanak sağlar. 

PROGRAMIN YAPISI 

Medya Okuryazarlığı Dersi  Öğretim Programı oluşturmacı (inşacı) yaklaşımla

hazırlanmıştır. Bu yaklaşıma göre öğrenciler, uzak ya da yakın geçmişte, çevresinde gözlediği ve 

bilgiye dönüştürdüğü veriler veya eğitim kurumunda edindiği bilgilerle bu derste elde edeceği 

verileri ve edineceği bilgileri birbiri ile ilişkilendirecek, böylelikle öğretmenin de rehberliğinde 

kendisi yepyeni bazı beceri ve değerlere ulaşacaktır. Programda, genel amaç ve kazanımların yanı

sıra bazı temel beceri  ve değerlerin verilmesi, öğrencilerin kazanımlar yoluyla bu beceri ve

değerleri elde etmeleri amaçlanmıştır.  

a. Genel Amaçlar 

   Bu programı başarı ile tamamlayan öğrenci; 

1. Medyayı farklı açılardan okuyarak yaşadığı çevreye duyarlı, ülkesinin  problemlerini

bilen, medyada gördüklerini aklın süzgecinden geçirecek bilinç kazanır. 

2. Televizyon, video, sinema, reklamlar, yazılı basın, internet vb. ortamlardaki mesajlara 

ulaşarak bunları çözümleme, değerlendirme ve iletme yeteneği elde eder. 

3. Yazılı, görsel, işitsel medyaya yönelik eleştirel bakış açısı kazanır.  

4. Mesajların oluşturulmasına ve analizine dönük olarak cevap bulmaktan-soru sorma 

sürecine doğru bir değişimi gündeme getirir. 

5. Bilinçli bir medya okuryazarı olur.  

6. Toplumsal yaşama daha aktif ve yapıcı şekilde katılır. 

7. Kamu ve özel yayıncılığın daha olumlu noktalara taşınması noktasında duyarlılık 

oluşturulmasına katkı sağlar. 

b. Beceriler  

Medya Okuryazarlığı Dersi Öğretim Programı, ilköğretim 7. sınıf düzeyinde diğer derslerle 

birlikte verilen 8 beceriyi kazandırmanın yanında, kendine özgü 2 beceriyi de kazandırmayı

amaçlamaktadır. Bu becerileri şöyle sıralayabiliriz: 

1. Gözlem becerisi 

2. Araştırma becerisi 

3. Eleştirel düşünme becerisi 

4. Yaratıcı düşünme becerisi 

5. İletişim becerisi 

6. Problem çözme becerisi 

7. Bilgi teknolojilerini kullanma becerisi 

8. Girişimcilik becerisi 

79. Türkçeyi doğru, güzel ve etkili kullanma becerisi 

10. Sosyal ve kültürel katılım becerisi 

c. Değerler  

 Medya  Okuryazarlığı Dersi Öğretim Programı ile öğrencilere kazandırılmak istenen 

değerler şunlardır: 

1. Özel yaşamın gizliliğine saygı

2. Estetik duyarlılık 

3. Dürüstlük 

4. Sorumluluk 

5. Etik kurallara bağlılık 

6. Farklılıklara saygı duyma 

7. Kültürel mirası yaşatmaya duyarlılık

8. Aile içi iletişime önem verme 

9. Bilinçli tüketim

10. Toplumsal hayata aktif katılım 

11. Bilimsellik 

12. Eşitlik 

13. Yardımlaşma 

14. Dayanışma

15. Paylaşma

ç. Kazanımlar 

Kazanımlar, eğitim sürecinin sonunda öğrencilerin edinecekleri bilgi, beceri ve değerleri

kapsamaktadır. Bu sebeple, öğrencilerin ünitelerin işlenişindeki gelişmeleri, kazanımların 

edinilmesine bağlıdır. Kazanımlar, programda öğrencilerin gelişim düzeyine  ve  ünitelerin 

özelliğine göre verilmiş olup kazanımların yazılımında bir mantık bütünlüğü gözetilmiştir.

d. Etkinlikler 

Programda verilen etkinlikler birer öneri ve örnek niteliğindedir. Öğretmen, bu etkinlikleri 

aynen kullanabilir veya ekleme ve çıkarmalar yapabilir. Bunun dışında başka etkinlikler de 

ekleyebilir. Etkinlik  hazırlanırken hangi kazanımlara yönelik olduğuna ve içeriğine dikkat

edilmelidir. Ayrıca çevresel özelliklerle, öğrencilerin ilgi ve ihtiyaçları da göz önünde 

bulundurulmalıdır. Etkinlikler, öğrenci  merkezli ve öğrenme sürecinde öğrencinin etkin bir rol 

üstlenmesini sağlayacak şekilde düzenlenmiştir. Örneğin, öğrencinin sadece kitap okuyarak veya

öğretmeni dinleyerek bilgi edinmesi veya beceri geliştirmesi yerine; sınıfta arkadaşlarıyla

tartışarak, görüşlerini açıklayarak, sorgulayarak, başka arkadaşlarına aktararak öğrenme sürecine 

etkin olarak katılması amaçlanmıştır. Öğrencilerin birbirleriyle ve öğretmenlerle karşılıklı iletişime 

ve etkileşime girmelerini, birbirlerine açık uçlu ve anlamlı sorular sormalarını, araştırma 

yapmalarını sağlayıcı etkinliklere de yer verilmiştir.  

e. Açıklamalar 

Programın “Açıklamalar” bölümünde öğretmene herhangi bir kazanımla ilgili açıklayıcı, 

uyarıcı vurguda bulunmak ya da önemli görülen noktaları belirtmek amacıyla “[!]” sembolü; dersin 

farklı ünitelerinde yer alan ve birbirleriyle ilişkili olan kazanımlarını belirtmek için “" sembolü,

başka derslerle ilişkisini belirtmek için  “C”  sembolü, ünitedeki kazanımlara ulaşılıp 

89

ulaşılmadığını belirlemek amacıyla kullanılacak ölçme ve değerlendirme yöntemlerini göstermek 

için ise “”sembolü kullanılmıştır. İLKÖĞRETİM 7. SINIF MEDYA OKURYAZARLIĞI DERSİ ÖĞRETİM PROGRAMI 

ÜNİTE SÜRELERİ

ÜNİTELER KAZANIM SAYILARI

SÜRE 

DERS SAATİ

ORANI (%)

İLETİŞİME GİRİŞ 2 2 8

KİTLE İLETİŞİMİ 2 2 8

MEDYA 

4 7 17

TELEVİZYON 3 4 12,5

AİLE, ÇOCUK VE TELEVİZYON 4 9 17

RADYO 2 3 8

GAZETE VE DERGİ 4 3 17

İNTERNET (SANAL DÜNYA)  3  6  12,5 

Toplam 24 36 10011 

7. SINIF 

ÜNİTE

VII 

KAZANIMLAR  ETKİNLİK ÖRNEKLERİ AÇIKLAMALAR 

GAZETE VE DERGİ

   Bu ünitenin sonunda öğrenciler; 

1. Gazete ile ilgili temel kavramları tanır. 

2. Gazetedeki haber ve fotoğraf ilişkisini 

analiz eder.  

3. Örnek bir gazete hazırlar. 

4. İçerik ve yayın periyoduna göre dergi 

türlerini sınıflandırır. 

  

+ “Gazeteleri İnceleyelim” Öğrencilere bulmaca 

doldurtulur. Bulmacada çıkan gazete ile ilgili temel kavramlar 

gazetede gösterilir.  Haber ve fotoğrafların veriliş şekli 

nedenleri ile birlikte örneklendirilir (1 ve 2.  kazanım).  

v ++  “Haydi, Gazete Hazırlayalım” Örnek bir gazete 

hazırlatılarak sergilenir (3. kazanım)

v ++ “Dergileri İnceleyelim” Öğrenciler tarafından sınıfa 

getirilen dergiler içeriği ve yayın periyodu yönünden incelenir 

(4. kazanım)

[!] Bu ünitede verilecek beceriler  

Gözlem, araştırma, eleştirel düşünme, problem

çözme, iletişim, bilgi teknolojilerini kullanma,

sosyal ve kültürel katılım, Türkçeyi doğru,

güzel ve etkili kullanma 

[!] Bu ünitede verilecek temel değerler 

Etik kurallara bağlılık, estetik duyarlık, özel

yaşamın gizliliğine saygı, farklılıklara saygı

duyma, sorumluluk, kültürel mirası yaşatmaya 

duyarlılık, dayanışma

[!] Manşet, sürmanşet, spot, mizanpaj, haber, 

fotoğraf, tiraj ve künye kavramları üzerinde 

durulmalıdır (1. kazanım).

[!] Gazetelerin yayın politikaları ile ekonomik 

beklentilerinin haber ve fotoğrafı veriş şeklini 

nasıl etkilediği konusuna değinilir  

(2. kazanım).

[!] Eğitim ortamı için uygun olmayacak cinsel 

ve siyasal içerikli dergi getirilmemesine dikkat 

edilmelidir (4. kazanım).

 Bu ünitede gözlem,  öz değerlendirme, grup 

değerlendirme formları, proje ve açık uçlu

sorular kullanılarak değerlendirme yapılabilir. 

 Değer, bir sosyal grup

veya toplumun kendi varlık,

birlik işleyiş ve devamını

sağlamak ve sürdürmek için 

üyelerinin çoğunluğu 

tarafından doğru ve gerekli

oldukları kabul edilen ortak 

düşünce, amaç, temel ahlâkî

ilke ya da inançlardır.   İLKÖĞRETİM MEDYA OKURYAZARLIĞI DERSİ ÖĞRETİM PROGRAMINDA 

KULLANILAN SEMBOLLER 

+  Sınıf-okul içi etkinlik 

Bu sembol, ilgili etkinliklerin (çalışma kâğıdı doldurma, film

izleme, görsel materyal okuma, grup çalışması, mektup yazma, 

sanal alan gezisi, yaratıcı drama vb.) sınıf içinde yapılacağını

gösterir.  

v  Okul dışı etkinlik 

Bu sembol, ilgili etkinliklerin tümünün, bir kısmının ya da bazı

aşamalarının ev, kütüphane ve konuyla ilgili kurum ve 

kuruluşlarda yapılabileceğini ve kaynak kişilerle yapılacak 

görüşmeleri gösterir. 

[!]  Uyarı

Bu sembol, ilgili ünitede verilecek beceri ve değer ifadelerini,

işlenecek konuların sınırlarını, kullanılması önerilen araç-gereç 

ve dikkat edilmesi gereken noktaları gösterir. 

 Ders içi ilişkilendirme 

Bu sembol, ilgili üniteyle ilişkilendirilebilecek diğer ünitelerin 

adını, ilgili kazanımlarını ve konularını gösterir. 

C Diğer derslerle 

ilişkilendirme 

Bu sembol, ilgili üniteyle ilişkilendirilebilecek diğer dersleri 

gösterir. 

 Ölçme ve değerlendirme 

Bu sembol, eğitim öğretim sürecinde yapılabilecek 

değerlendirme etkinliklerini göstermektedir. Burada yazılan 

değerlendirme etkinliği bir öneridir. Öğrencilerin başarılarını

en iyi ölçebileceği düşünülen başka değerlendirme etkinliği ve

yöntemler de uygulanabilir. PROGRAMIN UYGULANMASI İLE İLGİLİ AÇIKLAMALAR

Seçmeli bir ders olan Medya Okuryazarlığı Dersi Öğretim Programı ilköğretim okullarının 

7. sınıfında haftada bir ders saati üzerinden toplam 36 saatlik bir süre öngörülerek hazırlanmıştır. 

Bu dersin eğitim ve öğretiminde; 

   

 I. İçerik Açısından 

1. Öğrenciler, medyayı ve medya ürünlerini bilinçli bir  şekilde  mi yoksa üzerinde çok 

düşünmeden salt alışkanlık olarak mı kullandıklarını sorgulamalıdırlar. 

  

2. Öğrenciler medyanın sunduklarının kendilerine olan getirisini değerlendirebilecek ve bunun 

sonucunda yararlı olduğunu düşündükleri kaynakları tercih edebilecek düzeye gelmelidirler. 

  

3. Öğrenciler, medyanın sunduğu bazı ürünlerin, büyük bir çaba ve sürecin sonucu ortaya çıkmış

yapımlar olduğunun ayrımına varmalıdırlar. Örneğin, sinema filmlerinin izleyici üzerindeki 

etkisinin o  filmi yapan sinemacıların geçmişten de faydalandıkları teknik ve teorik bir 

birikimin sonucu olduğunu anlamalıdırlar. Aynı şekilde bir reklamcının da hedeflediği kitleyi

nasıl etkileyebileceğine ilişkin çaba sarf ederek bir ürünü sunduğunu bilmelidirler. Bu nedenle 

öğrencilerin, kendilerine sunulan  ürünü alırken o ürünün  arka plânında yatan etkenleri 

okuyabilecek ve çözümleyebilecek bir bilince erişmeleri sağlanmalıdır. 

  

4. Medya, bazı yargı ve ön yargılarını alıcıya bilinçli bazılarını da bilinçsizce verir. Mesajlar

belli bir hedef kitleyi etkilemek üzere sunulur. Öğrenciler mesajların olumlu ya da olumsuz 

olduğunu ayırt edebilmeli, bunların bilinçli ya da bilinçsiz sunulup sunulmadığını ve ön yargılı

olup olmadıklarını da sorgulayabilmelidir. 

5. Medyanın ticari bir yapıya sahip  olduğunun ve etkinliklerinin öncelikle ekonomik kaygılar 

taşınarak yapıldığının öğrenciler tarafından anlaşılması sağlanmalıdır.  

6. Öğrencilerin medyadan aldıkları mesajları hem kendi aralarında hem de aileleriyle tartışarak 

kendileri için ne anlam ifade ettiklerini konuşabilmeleri ve paylaşabilmeleri sağlanmalıdır.  

7. Reklamların insanları bilinçsiz tüketime özendirmek gibi bir işlev de üstlendiğinin öğrenciler

tarafından anlaşılması üzerinde önemle durulmalıdır.  

8. Medyanın ses ve görüntü efektlerini, çok boyutlu görüntüleri, müziği ve kamera hareketlerini 

insanlar üzerinde oluşturmak istedikleri etkiyi artırmak için kullandığını ve gerçeklik dışı

birçok kurgulanmış görüntüyü de aynı amaca yönelik olarak verdiğini/verebileceğini

öğrencilerin kavraması sağlanmalıdır.  

9. Öğrenciler, bir televizyon ve radyo  programının analiz edilmesi ve bir gazete sayfasının 

hazırlanma aşamaları konusunda basit örneklerle de olsa bilgi sahibi edilmelidir.  

10. Öğretmen, Medya  Okuryazarlığı dersinin ünitelerini işlerken yeri  geldiğince okulun 

bulunduğu yerleşim birimine en yakın yerel TV ve radyo istasyonuna ya da yerel bir gazeteye 

düzenlenecek inceleme  gezileri yapılmasına önem vermelidir. Okul yönetimi de bu konuda 

öğretmene kolaylık sağlamalıdır. Gezilerin her aşaması planlanmalı, öğrenciler için çalışma

kâğıtları hazırlanmalı ve değerlendirilmelidir.  

 II. Eğitimsel Açıdan 

1. Öğretmen, okulun bulunduğu çevreye göre Program’daki etkinlik örneklerini seçmeli  ya da

kendisi etkinlik hazırlamalıdır. Etkinlikler tasarlanırken yörenin,  okulun özelliklerinin yanı

sıra dersin genel amaçları, ünitelerdeki kazanımlar,  farklı zekâ türlerine ve farklı  öğrenme 

stilleri sahip öğrencilerin ilgi ve ihtiyaçları da göz önüne alınmalıdır.  

132. Öğretmen bilgi sunmak yerine öğrencilerin gözlem ve araştırma yapmalarına, bulguları

arasında anlam kurmalarına yardımcı olmalıdır.  

3. Medya Okuryazarlığı dersi üniteleri Sosyal Bilgiler dersi ile ilişkilendirilerek işlenmelidir.    

4. Üniteler işlenirken sekiz ortak temel becerinin yanı  sıra, öğrencilerin gözlem ve sosyal ve

kültürel katılım gibi bu derse özgü becerileri kazanmaları üzerinde önemle durulmalıdır.  

5. Programdaki değerler, üniteye konu olan medya okuryazarlığı konuları etrafında ortaya çıkan

uygulamalardan hareketle verilmelidir.   

6. Öğretmen; fotoğraf, film, CD-ROM, benzeşim (simülasyon) programlarını, çoklu ortam

(multimedya) araçlarını, telekomünikasyon  hizmetlerini (internet gibi) dersin bir  parçası

olarak kabul etmeli ve imkânlar ölçüsünde  uygulamalı; gezi  düzenlenemeyen mekânlara ise

sanal alan gezileri yaptırmalıdır.  

7. Değerlendirme, öğrenmenin ayrılmaz bir parçasıdır. Öğretmen, ünitenin yapısına uygun olan 

değerlendirme araç ve yöntemlerini seçmelidir. Ancak öğretmen tarafından seçilecek araç ve

yöntemler, sadece öğrenme ürününü değil, öğrenme sürecini de değerlendirmelidir. Öğretmen,  

değerlendirmede geleneksel  yöntemlerle, alternatif değerlendirme yöntemlerini birlikte 

kullanmalıdır. Bu değerlendirme  yöntem ve araçları; gözlem, görüşme, anket, öz 

değerlendirme ölçeği, öğrenci ürün dosyası (portfolyo), proje, poster ve çoktan seçmeli, 

eşleştirmeli, boşluk doldurmalı, açık uçlu sorulardan oluşan testlerdir.  

14ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME

Ölçme: Bir niteliğin gözlemlenip  gözlem sonuçlarının sayılarla veya başka sembollerle 

gösterilmesidir.

1

 Bir özelliğin ölçülmesi için;  

1. Ölçülecek özelliğin tanımlanması,  

2. Bu özelliklere karşı gelecek uygun bir sayı veya semboller takımının belirlenmesi, 

3. Eşlemenin nasıl yapılacağının tanımlanması veya eşlemenin kuralının belirlenmesi 

gerekir. 

 Bunlardan biri eksik olursa ölçme yapılamaz.  

Değerlendirme: Gözlem sonuçlarının bir ölçütle veya ölçütler takımıyla kıyaslanıp bir karara

varılması işidir.

2

Değerlendirmenin amaçları

İlköğretimde değerlendirmenin amaçları içinde, öğrenci başarısının değerlendirilmesi ikinci 

plana düşer. Ön sıraya öğrenme eksiklerinin belirlenmesi ve yöneltme geçer. Bunlardan sonraki 

sırayı da öğretimin değerlendirilmesi alır.

3

  

İyi bir değerlendirme sistemi; 

• Öğrencilerin neyi bildiğini, anladığını ve ne yapabildiğini keşfetmeye yardımcı olur. 

• Öğrencilerin gelişim düzeylerini gösterir. 

• Gelecekteki öğrenme sürecini planlamaya yardımcı olur.  

• Belli bir dönemde öğrencilerin ulaşması beklenen standartları değerlendirme imkânı

verir. 

• Öğrencilerin nasıl daha iyi öğrenebileceği ve daha iyi  yapabileceğini betimlemeye

yardım eder. 

• Değerlendirme sonuçlarının paylaşılması  öğretmene, öğrencinin kendisine ve velilere

öğrencinin öğrenme süreci hakkında bilgi sağlar. 

• Öğretmenlerin ve ilgili kişilerin programın uygulama, izleme ve geliştirme süreciyle 

ilgili kararlar almasına yardımcı olur. 

• Öğretim programlarında kullanılan  yöntemler ve yaklaşımların yeterliliğini ölçerken

öğretmene yardımcı olur.

• Öğrencilerin anlamakta güçlük çektiği alanları, zayıf yönlerini ve bilgi boşluklarını tespit 

etmede önemli bir rol oynar.  

• Öğretmenin, öğrencilerin öğrenmesini geliştirecek yaklaşımlar ve öğrenme-öğretme

süreçlerini tasarlamasına yardım eder. 

Programlarda değerlendirme ile sadece öğrenme ürünü değil, öğrencilerin öğrenme süreçleri

de izlenir ve bu süreç değerlendirilerek gerektiğinde kullanılan sınıf etkinlikleri değiştirilir.

Değerlendirme, öğrenmenin ayrılmaz bir parçası olarak görülür.

Program, öğrencinin okul dışındaki gerçek dünyayla uyum içinde olmasını sağlayacak 

becerilere sahip olmasını da hedeflemektedir. Ölçme ve değerlendirme de  öğrencinin gerçek

yaşamla kendi bilgileri arasında ilişki kurmasını ve karşılaştığı problemlere farklı çözüm yolları

üretebilmesini gerektirir. 

                                                

1

 TURGUT, F. , Eğitimde Ölçme ve Değerlendirme Metotları, 5. baskı, Saydam Matbaacılık, Ankara  1987. 

2

 BAYKUL, Y. , İlköğretimde Ölçme ve Değerlendirme, MEB Yayınları, 1999.

3

a. g. e. 

15Programda ve ölçme-değerlendirme yaklaşımında önemi azalan ve artan beceriler aşağıdaki

gibidir: 

Önemi azalan beceriler Önemi artan beceriler 

Derinliği olmadan çok sayıda kavram ve ilkeyi 

öğrenme 

Okuduğunu anlama, eleştirme, yorumlama

Rutin problemleri çözme  Bilgi toplama, analiz etme ve bir sonuca ulaşma

Bilgiyi ezberleme Grafik ya da tablo hâlinde verilen bilgilerden 

sonuç çıkarma 

Kaynaklardan bilgiyi aynı biçimiyle aktarma  Gözlem yapma, gözlemlerden sonuca ulaşma

Günlük hayatta karşılaşılan problemleri çözme 

Araştırma yapma 

Öğrendikleri ile gerçek yaşam arasında ilişki 

kurma

Öğretmenler bazen öğrencilerin, sınavlarında veya ödevlerinde sergilediklerinden daha 

fazlasını bildiklerine inanırlar. Bu sorunu aşmak için öğretmenlerin, öğrencilerin başarısını

değerlendirmede birkaç yöntemi birlikte kullanması gerekir. Bu durum her öğrenciye ne bildiğini

gösterme konusunda bir şans tanır. Öğretmenin de birkaç aracı birlikte kullanarak öğrencinin ne 

bildiğini ve ne yapacağını bilmesi, bu konuda kendine daha fazla güven duymasını sağlayabilir. 

Tartışma, yazılar, performans ödevleri ve sunular öğrenci hakkında bilgi edinmenin en iyi

yollarındandır. Bunlardan hiçbiri tek  başına yeterli  değildir. Bazı  öğrenciler tartışma sırasında 

sessiz kalırken iş, yazmaya geldiğinde çok güzel şeyler yazabilirler.

4

Öğretmenler; gözlem, poster, görüşme, öz değerlendirme formu, öğrenci ürün dosyası

(portfolyo), proje, performans ödevi vb. araç ve yöntemleri kullanarak öğrencilerin bilgiyi nasıl 

yapılandırdığını ve üst zihinsel becerilerini (anlama, problem çözme, eleştirel düşünme, bilgileri 

analiz ederek çıkarımlarda bulunma, öğrendiklerini yeni durumlara uygulayabilme vb.) ne kadar

geliştirdiklerini öğretim süreci içinde değerlendirirler. 

MEDYA OKURYAZARLIĞI DERSİNDE ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME 

Medya Okuryazarlığı dersi, ilköğretim okullarının 7. sınıflarında haftada 1 saat okutulacak 

seçmeli bir  derstir. Ders notla değerlendirilmeyecek, sadece karnede öğrencinin bu dersi aldığı

belirtilecektir. 

Notla değerlendirilmeyecek bir dersin ölçme ve değerlendirmesi ile ölçme araçları, notla 

değerlendirilecek derslerinkinden faklı olacaktır. Aşağıda seçmeli bir ders  olan Medya

Okuryazarlığı dersinde kullanılabilecek bazı ölçme araç ve yöntemleri ile ilgili kısa bilgiler

verilmiştir: 

   

Görüşme (Mülakat):  Öğrencilerle yapılan görüşmeler, öğrencilerin konuları nasıl 

anladıklarının, anlama düzeylerinin ve çalışmalarının değerlendirilmesine yardım eder.  

Aşağıda bazı örnek görüşme soruları verilmiştir: 

• Bir olayı (konuyu, yöntemi, fikri) değişik yollarla açıklayabilir misin?

• Bu etkinliği tekrar yapsaydın aynı sonuçları bulur muydun? 

• Bu etkinliği daha kolay yapmanın başka bir yolu var mı? 

• Bu konuyla ilgili “gerçek yaşamından” bir örnek verebilir misin?

                                                

4

LEVSTİK, Linda S., BARTON Keith C. ,Doing History: Investigating With Children in Elementary 

and Little School, (Second Edition Mahwah: Lorens erlbaum Assotation Publisher),  2001. 

16Gözlem:  Çıktıların görülebildiği bazı alanlarda bu yöntem oldukça önemlidir. Uygulamada

hız ve zaman önemlidir. Gözlem, öğrenciler hakkında doğru ve çabuk bilgi sağlar.      

  Öğretmen öğrencilerin;  

•Soru ve önerilere verdikleri cevapları, 

•Sınıf içi tartışmalara katılımlarını, 

•Grup çalışmalarına ve tartışmalarına katılımlarını ve 

•Öğretim sürecinde yapılan görevler ve materyallere öğrencinin gösterdiği tepkiyi

gözlemler. 

Aşağıdaki noktalar, öğretmenlere gözlem yapmada kolaylık sağlayacaktır.  

• Ölçütleri koyarken bütün öğrenciler için aynı standartları kullanınız. 

• Her öğrenciyi birkaç kez gözlemleyiniz. 

• Her öğrenciyi değişik durumlarda ve farklı günlerde gözlemleyiniz. 

• Her öğrenciyi değişik özellikler, beceriler ve davranışlara göre değerlendiriniz. 

• Yapılan gözlem için değerlendirmeyi, mümkün olduğu kadar gözlemi yaptığınız zaman 

kaydediniz.  

Gözlem formlarına bir örnek ek 3’te verilmiştir. 

Sözlü sunum: Sözlü sunum; konuşma, dil eğitimi, dil sanatları gibi  birçok alanda 

kullanılabilir. Öğrencilerin eleştirel düşünme becerileri hakkında bilgi sağlar. Sözlü  sunumlar

öğrencilerin hatırlama, kavrama ve hitap düzeyleri hakkında bilgi toplamak için uygun araçlardır. 

Aynı zamanda öğrencilerin problem çözme  becerileri de bu yöntemle ölçülebilir.  Öz 

değerlendirme ve akran değerlendirme ölçekleri ile değerlendirme yapılabilir.

 Performans  değerlendirme: Performans değerlendirme, öğrencilerin, öğrenme türleri

gibi bireysel farklılıklarını dikkate alarak, onların bilgi ve becerilerini eyleme dönüştürmelerini, 

gerçek yaşama aktarmalarını sağlayacak durum ve ödevler aracılığıyla değerlendirme yapmak 

biçiminde tanımlanabilir. Performans değerlendirme, dersin kazanımlarıyla ilgili olarak öğrencinin 

günlük yaşamındaki problemleri nasıl çözeceğini ve problem çözmek için sahip olduğu bilgi ve

becerileri nasıl kullanacağını göstermesini ister. Performans değerlendirmeyle öğrenciler, sınav

saatleriyle sınırlandırılmaksızın geniş bir zaman diliminde çalışma ve tekrar yapma, oluşturulan 

ölçütlere göre yeterlik  derecelerini ortaya koyma olanaklarına sahip olurlar. Performans 

değerlendirme gözlenebilen bir performans veya somut bir ürünle sonuçlanmaktadır.

5

Hangi tür etkinlikler performansa dayalı değerlendirme sürecinde kullanılabilir?

1. Ürünler: Kompozisyon, makale yazma, grafik çizme, deney düzeneği oluşturma vb. 

2. Üst düzey düşünme becerileri: Eleştirel düşünme, problem çözme, okuduğunu anlama,

yaratıcılığını kullanma, araştırma yapma vb. 

3. Gözlenebilir performanslar: Deney yapma, kroki, resim çizme, bir araç yapma vb. 

4. Alışkanlıklar ve sosyal beceriler: Grup çalışmasına yatkınlık, başkalarının fikirlerine 

önem verme, kendini ifade etme, sunum yapabilme vb. 

Performans değerlendirme çoğunlukla projeler ve performans ödevleri yoluyla 

yapılmaktadır. Bu nedenle aşağıda performans ödevleri ve projeler hakkında bilgi verilmiştir. 

  Performans ödevi: Programda öngörülen eleştirel düşünme, problem çözme, yaratıcılığını

kullanma, araştırma yapma gibi öğrencinin bilişsel, duyuşsal, psiko-motor alandaki becerilerini 

aynı anda kullanmasını, geliştirmesini ve bir ürün ortaya koymasını gerektiren çalışmalardır. 

Performans ödevlerine bir örnek ek 1’de verilmiştir. 

 Proje:  Öğrencilerin grup hâlinde  veya bireysel olarak istedikleri bir alanda/konuda

inceleme, araştırma ve yorum yapmak, görüş geliştirmek, yeni bilgilere ulaşmak, özgün düşünce

üretmek ve çıkarımlarda bulunmak amacıyla ders öğretmeni rehberliğinde yapacakları

                                                

5

 HALADYNA, T.M., Writing Test İtems To Evaluate Higher Order Thinking. Allyn and Bacon: Boston, 

1997. 

17çalışmalardır. Projeler, öğrencilerin bireysel olarak ya da grup içinde önemli görevlerde 

bulunmalarına fırsatlar sunar. Proje hazırlamak için rehber işlevi görebilecek bir yapılandırma 

formu ek 2’de verilmiştir. 

Öz değerlendirme: Belli bir konuda bireyin  kendi kendisini değerlendirmesine öz

değerlendirme denir. Öz değerlendirme, bireyin kendi  yeteneklerini kendisinin keşfetmesine 

yardımcı bir yaklaşımdır. 

• Kendini değerlendirme, öğrencilerin kendi güçlü ve zayıf yönlerini  tanımalarına 

yardım eder. 

• Performansının düzeyi hakkında karar vermek için kişisel ya da kişiler arası ölçüt

koymada ve öğrencinin motivasyonunun yükselmesinde öğrencilere fırsat verir.  

• Kendini değerlendirme ile öğrenci sürecin bir parçası olduğunu hisseder. 

• Kendilerine dışardan bakma yetisi gelişir. 

Bu tür değerlendirmenin olumsuz  yönleri de vardır. Genellikle kendi performanslarını

değerlendirirken yanlılığın varlığı göz ardı edilmemelidir. Başlangıçta kendini değerlendirme,

öğrencilerin deneyimsizliği nedeniyle yanılgılara neden olabilir. Öğrenciler deneyim kazandıkça 

aldıkları kararlar daha doğru olacaktır. Öz değerlendirme form örneği ek 4’te verilmiştir. 

Akran değerlendirme:  Öğrencilerin, arkadaşlarının hazırladığı ödev, araştırma, proje, 

rapor vb. çalışmaları değerlendirmesidir. Öğrenciler, arkadaşlarının çalışmalarındaki yeterlik

düzeylerini değerlendirirken kendilerinin eleştirel düşünme becerileri gelişir. Akran

değerlendirme, öğretmene öğrencilerin gelişim ve yeterlik düzeyleri hakkında geri bildirim sağlar. 

Akran değerlendirmede, öğrencilerin yanlı davranışlarını önlemek için  ölçütlerin öğrencilere 

verilmesi yararlı olur. Akran değerlendirme form örneği ek 5’te verilmiştir. 

Öğrenci ürün  dosyası (portfolyo):  Öğrenci ürün dosyası, öğrencilerin bir ya da birkaç 

alandaki çalışmalarını, harcadığı çabayı, geçirdiği evreleri gösteren başarılarının koleksiyonudur.

Öğrencinin gelişimini,  velisinin ve öğretmenlerinin izleyebilmesine olanak sağlayan bir 

çalışmadır. Öğrencinin sınıf içi etkinlikler sırasında yaptığı çalışmalarından, hazırladığı

performans ödevlerinden, proje çalışmalarından, beğendiği ve performansını yansıttığına

inandıklarını seçmesi sonucunda oluşan öğrenci ürün dosyası, aynı zamanda hem öğretmen hem

de öğrenci  için bir değerlendirme aracıdır. Öğrenci ürün  dosyası örnek sayfaları ek 7’de

verilmiştir. 

Öğrenci ürün dosyasının içeriği 

• “İçindekiler” bölümü, 

• Ön söz, özet ya da öz geçmiş,   

  Burada  öğrenci çalışmalarının başlangıçtan o ana kadarki  gelişimini anlatır (Öğrenci 

başlangıçta neredeydi? Bu aşamaya nasıl geldi ?), 

• Öğrenci tarafından dosyaya konulan tüm ürün ya da çalışmalar,

• Her ürünün dosyaya konulmasının nedeni, 

  Burada öğrenci kendisi ile ilgili görüşlerini belirtir (Bundan ne öğrendim? Bu çalışmayı

neden sakladım? Çalışmayı yaparken beklemediğim nelerle karşılaştım? Benim için bu çalışmanın 

anlamı nedir? Hangi alanda zayıfım?  vb. sorulara cevap verir ),

• Öğrenci ürün dosyasının değerlendirilme ölçütleri.

Öğrenci ürün dosyasının amacı

• Öğrencinin  öz disiplin ve sorumluluk bilincini  geliştirmek ve  öğrenciye kendi kendini 

değerlendirme becerisi kazandırmak, 

18• Programa bağlı olarak gerçekleştirilen yazılı ve sözlü değerlendirmeler ve standart testler 

dışına çıkılarak, alternatif bir değerlendirme yöntemi geliştirmek, 

• Öğrencinin gelişimini kanıtlarla ve daha sağlıklı izleyebilmek, 

• Öğrencinin gelecekteki öğrenmelerine ışık tutmak, 

• Öğrencilerin yeteneklerini sergilemek ve ilgi alanlarını geliştirmek, 

• Öğrencilerin arkadaşlarının gelişimini izleyerek birbirlerine yardımcı olmalarını sağlamak 

ve böylelikle gelecekte yapacakları ekip çalışmalarına başlangıç yapmak, 

• Öğrencilerin kendi çalışmalarını değerlendirmelerine yardım etmek, 

• Öğretmene eğitsel kararlar vermede yardım etmek,

• Aile ile iletişimi sağlamak, 

• Ürün ve süreci değerlendirmek için bilgi toplamayı sağlamak, 

• Programın amaçlarını değerlendirmek için eğitimcilere yardım etmek,

• Yazma, okuma ve düşünme becerileri arasında bağlantı sağlamak, 

• Öğrencilerin çalışmalarını, çalışmalarının değerlendirilmesi ve katılımlarının sağlanmasını

teşvik etmektir. 

Öğrenci ürün dosyasına konulacak ürün ya da çalışmalar şunlar olmalıdır: 

• Öğretmen tarafından hazırlanan rehber (Öğrencilerin gelişim dosyasının ne  olduğunu,

kendi gelişim dosyaları için neler yapmaları gerektiğini anlamalarını sağlar.),

• Öğrencilerin yazılmış ödevleri (ödevlerin geliştirilme sürecindeki bölümleri ile son 

biçimi), 

• Araştırmalar, 

• Diyagramlar, fotoğraflar, resimler, 

• Video –kaset,  ses kasetleri, CD’ler,  

• Grup ödevleri ve projeler, 

• Öğretmen anekdotları (zaman zaman öğrencilerin çalışmalarıyla ilgili öğretmenin vermek

istediği/ isteyeceği geri bildirimler), 

• Öğrencilerin mektupları, 

• Öğretmen kontrol listeleri, 

• Öğrencinin daha önceden zorlandığı/ yeterince yetiştiremediği fakat tekrar üzerinde 

çalışmak istediği ödevler, 

• Uğraştırıcı ödevlerin içinden seçtiği örnekler, 

• Değerlendirme kâğıtları (öğrenci çalışmalarındaki gelişimlerin değerlendirilmesinin nasıl 

yapılacağını gösteren kâğıtlar). 

   

  Öğrenci ürün dosyaları yukarıda sıralananları içermesine karşın, öğrenci ürün 

dosyalarında asıl bulunması gerekenlerin performans ödevleri ya da projeler içinden seçilmiş

ürünler olduğu unutulmamalıdır. Çünkü bu tarz ödevler (performans ödevleri ve projeler);

uğraştırıcı aynı zamanda bilgilerin gerçek  yaşamda karşılaşılabilecek sorunlara,  durumlara 

uygulanmasını gerektiren, öğrencinin üst düzey  bilişsel becerilerini (anlama, problem çözme,

eleştirel düşünme, bilgileri analiz ederek çıkarımlarda bulunma, öğrendiklerini yeni durumlara 

uygulayabilme vb.) ne oranda kullandıklarını görmemize olanak tanıyan ödevlerdir. 

19Öğrenci ürün dosyası çalışmalarında öğretmenin rolü 

• Öğrenci ürün dosyası çalışması sürecinde öğretmen, öğrencilere rehberlik eder ve 

yardımcı olur.  

• Öğrenci ürün dosyasına hangi çalışmaların dâhil edileceği öğrencinin sorumluluğundadır, 

kararları öğretmenle öğrenci birlikte alabilirler. 

• Öğrenci ürün dosyasının değerlendirilmesi öğretmenin sorumluluğundadır. Ancak 

değerlendirme kriterleri baştan belirlenmeli,  bu kriterler açık ve anlaşılır bir biçimde öğrenci ve

veliye sunulmalıdır.

• Öğrenci ürün dosyasını hazırlamadan önce öğretimin genel hedefleri ve kazanımları

belirlenmelidir. Öğretmen, bu kazanımlardan hangilerini öğretmek istediğini, öğrencilere de 

hangilerini öğrenmek istedikleri sormalıdır. 

• Öğrenci ürün dosyası  sınıfa tanıtılmalıdır. Öğretmenin elinde bir örnek varsa bunu 

öğrencilere göstermelidir.

• Öğretmen öğrencilere, öğrenci ürün dosyasının bir değerlendirme aracı olduğunu 

belirtmelidir.

• Öğrenci ürün dosyalarında nelerin bulunabileceği öğrencilere söylenmelidir (sınav, proje, 

performans ödevi, değerlendirme ölçeği, yazı vb.). 

• Dosyaya fazla ürün koyarak öğrencilerin cesaretleri kırılmamalıdır (Başlangıç için 4 veya

5 ürün olabilir.). 

• Her aşamanın nasıl değerlendirileceği açıklanmalıdır. 

• Öğrenci ürün dosyasıyla ilgili öğrencilere geri bildirimde bulunulmalıdır. Örneğin, 

öğrencilerin yeteneklerinin bir profilini çıkarıp onların güçlü ve zayıf yönlerini belirten bir yazı

yazılıp dosyaya eklenebilir. 

Öğrenci ürün dosyası çalışmalarında öğrencinin rolü 

• Öğrenci ürün dosyası, öğrenciye ait bir çalışma olduğundan en önemli aşama, öğrencinin 

öğrenci ürün dosyasına hangi çalışmaları dâhil edeceğini saptamasıdır. Bu konuda öğretmen 

yardımcı olacaksa da karar öğrenciye ait alacaktır. 

• Öğrenci ürün dosyası çalışması kapsamına girecek olan çalışmaların belgelenmesi çok

önemlidir. Öğrenci yaptığı çalışmayı resimlerle belgelemek gereğini duyabilmelidir. Ölçütler 

listesinin öğrenci tarafından çok iyi kavranması, öğrencinin çalışmalarını sağlıklı

değerlendirebilmesi açısından çok önemlidir. 

Öğrenci ürün dosyası çalışmalarında velinin rolü 

 Veli,  ürün  dosyasının öğretmen için anlamını, programın bir parçası olarak nasıl 

kullanıldığını, öğrenciler için önemini, kendisinin ürün dosyasındaki rolünü ve değerlendirmenin

bir parçası olarak nasıl kullanıldığını çok iyi kavramalıdır.