Kültürümüzün Yaşayan Değerleri, Kutlamalar

zeynep_dilara_çakır tarafından yazıldı. Aktif . Yayınlanma 6. Sınıf Sosyal Bilgiler Konu Anlatımı

Kullanıcı Oyu: 5 / 5

Yıldız etkinYıldız etkinYıldız etkinYıldız etkinYıldız etkin
 

İlk Türk devletlerinde bahar bayramı, nevruz bayramı (doğanın kıştan bahara geçmesi ile bolluk ve berekete kavuşmasını simgeleyen gün) gibi özel günler şölenlerle kutlanırdı. Bayramın kutlandığı ay, Türklerde yeni yılın ilk ayı olduğu için adına " yeni gün " anlamına gelen Nevruz  denilmiştir. Nevruz kutlamalarının başlangıcı Ergenekon Destanı'na kadar uzanmaktadır. Türklerin Ergenekon'dan çıkışı 21 Mart tarihine rastladığı için her yıl bu günü çeşitli etkinliklerle bayram olarak kutlamak gelenek haline gelmiştir.

Bu şölenlerde çeşitli müzik aletleri eşliğinde kadın, erkek herkesin katıldığı toplu eğlenceler düzenlenir, yarışmalar yapılırdı. Bu durum toplumda ortak geleneklerin yaşatılmasını, birlik ve dayanışmanın artmasını sağlamıştır.

Türk toplulukları tarafından Orta Asya'da çok eski dönemlerden itibaren kutlanan Nevruz, Selçuklular ve Osmanlılar dönemlerinde de milli bayram olarak kutlanmıştır.

Osmanlılarda Nevruz bayramında halka macunlar dağıtılıyordu. Bu gelenek ülkemizde de devam ettirilmekte Nevruz Bayramı haftasında Manisa'da halka mesir macunu dağıtılmaktadır.

Bayram, düğün, cenaze töreni, kız isteme, isim verme ve eğlencelerde davul-zurna çalma gibi gelenek ve göreneklerimiz Orta Asya'daki ilk Türk toplumlarından günümüze kadar gelmiştir.

Türklerde sosyal hayatı ilgilendiren birçok adet yüzyıllardır sürdürülmektedir. Kız isteme, nişan yapma, çeyiz, düğün gibi gelenekler gönümüzde de devam etmektedir. Düğünlerde eş-dost, komşu, akraba birçok kişi bir araya gelmektedir. Bu durum sevinçlerin paylaşılmasını ve dayanışmayı artırmaktadır.