TÜRK-İSLAM KÜLTÜR VE UYGARLIĞI

TÜRK-İSLAM KÜLTÜR VE UYGARLIĞI tarafından yazıldı. Aktif . Yayınlanma 6. Sınıf Sosyal Bilgiler Konu Anlatımı

Kullanıcı Oyu: 0 / 5

Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil
 

Devlet Yönetimi
            Karahanlılar İslamiyet'i resmi din olarak benim¬semiş ama devlet yönetiminde İslamiyet öncesi Türk devletlerinde görülen özelliklen sürdür¬müşlerdir. Kut anlayışı, devletin hanedanın ortak malı olması, ikili yönetim gibi uygulamaları devam ettirmişlerdir. Hükümdarlar unvan olarak Han, Hakan ve Kağan'ı kullanmışlardır.
            Gazneliler'de, İslamiyet'le birlikte Arap kültürü ile bir etkileşim yaşanmıştır. Gazneliler "sultan" un¬vanını kullanmaya başlamış; hükümdarlar hakimi¬yetlerini Abbasi halifesine onaylatmışlardır.
             Büyük Selçuklu Devleti de Arap ve Fars (İran) et¬kisinde kalmıştır. Selçuklu hükümdarları ailelerinin erkek üyelerini yani melikleri ülke yönetiminde tecrübe kazanmaları için, ülkenin çeşitli bölgeleri¬ne yönetici olarak göndermişlerdir. Melikleri gön¬derirken yanlarına da her bakımdan tecrübeli "Atabey" denilen kişileri görevlendirmişlerdir.
              Devlet yönetiminde önemli işlerin görü¬şüldüğü divan oluşturulmuş ve bu divan hüküm¬dara danışmanlık yapmıştır.
        Ordu Sistemi
•   İlk Müslüman Türk devletlerinde ordu sis¬temleri birbirine benzerdi. Ordu düzenli ve disip¬linliydi.
•    İlk Türk - İslam devletlerinin ordularını bü¬yük ölçüde Türkler oluştururdu. Karahanlıların Karluk, Yağma ve Çiğil Türklerinden oluşan güç¬lü bir orduları vardı.
•   Gazne ordusu; köleler, düzenli birlikler, eyalet askerleri, ücretli askerler ve gönüllülerden oluşurdu. Gazne ordusunda başka uluslardan as¬kerler de bulunurdu. Çoğunlukla atlı birliklerden oluşan Gazne ordusunda, filler de kullanılırdı.
•    Büyük Selçuklu ordusu; merkez ordusu, hassa ordusu, ikta askerleri, Türkmenler, bağlı devletlerin ve beyliklerin askerlerinden oluşuyordu
•   Büyük Selçuklu Devleti'nde askerî sistem toprağa bağlı olarak düzenlenmiştir. Ülke toprak¬ları vergi gelirlerine göre ikta adı verilen bölümle¬re ayrılmış ve bu topraklar komutanlara hizmetle¬ri karşılığında belli bir süre ile verilmiştir. İkta sistemi ile;
           • Devletin hazinesine yük olunmadan, dü¬zenli bir ordunun kurulması sağlanmıştır.
           • Bulundukları bölgelerin güvenlikleri, ikta sahiplerinin yetiştirdiği askerler tarafından sağ¬lanmıştır.
            • Toprağa dayalı köle sisteminin oluşması önlenmiştir.
           • Üretimde süreklilik ve artış sağlanmıştır.
•   İkta sisteminde toprak üzerinde üretim yapan çiftçi, vergisini o bölgeye gönderilen komu¬tana verirdi. Komutan da verginin bir kısmıyla geçi¬mini sağlar, bir kısmıyla da orduya atlı asker yetiş¬tirirdi. Böylece devlet hazineden masraf yapmaksı¬zın her zaman hazır bir orduya sahip olurdu.